HESAPSIZCA SEVDİM
Gökhan Sarı
En büyük yeminlerimi birer birer bozuyorum bu gece.
İlk adımı siliyorum nüfusundan.
Sonra bende kalan yanlarını terbiye ediyorum.
Gözüm takılıyor çekmeninin kıyısında asılı kurdaleye.
Bana ilk aldığın acıları saklıyordum, açığa çıktı işte neyse.
Çıkarıp yakıyorum her birini.
Banane seninle iş birlikçi değilmiydi oda.
Sen gittin ama o hep kaldı bende.
Kendimi bir cami avlusuna bıraksam diyorum.
Hani küçüğündüm ya.
Belki birileri sahip çıkar bana.
Zengin bir ailemi alır dersin.
Belki yaralarıma teshirli bir yara bandı vurur ha.
Yoksa benim gibi bir çulsuz mu olur.
Battıkça batarız beraber bataklığa.
En iyisi hiç çıkmamak odadan.
Önce bu odayla başlamalıyım, bilirsin mutfağın hemen yanında ki.
Doğmayacak kızımızın odası.
Yoksa anıları oraya kitleyip anahtarını sana mı göndereyim.
Nasıl olsa dönmeyeceksin, bari güvenilir bir yerde olsun.
Yarın ilk işim postaneye gitmek olacak.
E gitmek gidiyimde hangi adrese postalıycam ki.
Şaşırdım kaldım şimdi.
Nerdeydin sen, yüreğimden kaç mil uzakta.
Uçan kuşlara umut mu bağlasam yoksa.
Ne yapmalıyım ?
Yoldan geçenlere mi sorsam ?
Çok saçma oldu biliyorum.
Hatırlandın mı bir gün ne demiştin bana.
Eğer ben senden önce ölürsem.
Hadi bana çok iyi rol yaptın diyelim.
Fazla yük olmaz biliyorum.
Çünkü ben hesapsızca sevmiştim seni.
Gökhan SARI
HIÇ/KIRIK/SIZ GECE
Gökhan Sarı
Bir kaç anıyı serpin dilime bu gecede susarım sabaha kadar.
Sahiden çokmu konuşuyorum özür dilerim başınızı ağırttım bayan.
Haklısınız etme bulma dünyası herkesin acısı başından aşkın.
Kimse bilmiyor ki ağrılı bi yaşam soluyorum sol yanımdan.
Bitip tükenen sigaralar kadar çaresizim yakmayın diyemiyorum beni.
Kendi yoluna mayınlar döşeyen budalanın tekiyim zaten.
Paylaştıkça bitermiş dertler peh ben paylaştıkça yalnızlaştım kendime.
Sen hiç sevdin mi senin olmayacak birini ?
Süslü kelimelerini kendine sakla bayan.
Eskiden yeterdim kendime artanımı martılarla paylaşırdım bir sahil boyu.
Gelen giden mezarlık sandı beni gömüp kaçtılar kendilerini.
Yeri doldurulamayacak boşluklara nefesimi tıkadım.
Bak işte bir iki üç tıp dedim bayan.
Susmayıda beceremiyorum biliyormusun.
Susmak çok zor iş , adamın acısını ağlatıyor.
Ama bazen beceriyorum içimin yangınına koca bir ’sus’ döküyorum.
Zamanı durdurasım var ama döner mi giden.
Hıç/kırık/sız geçermi bir gecem.
Öyle kolay değil sukünet içinde feryat gizlemek.
Ne yusuf kaldı nede züleyha.
Kimse kızmıyor ademe yasak elmayı yediği için.
Ah birde ben becerebilsem züleyhanın gözlerinde yusuf olabilmeyi.
Ayrı sabahlara uyanır olmuşuz , ayrı yollara çıkmış yollarımız , ayrı adaklar adamışız.
Mecnunun peşinden gidesim var.
Yürekte ki acı ne ise kalem onu yazarmış , anladın mı bayan şiir nasıl ağlarmış.
Hangi sayfayı çevirsem hep gitmelere çarpıyor gözüm , gözüm düşüyor düşümden.
Kelamsız bir gözle seni beklemek yakışırmıydı doğduğun yere..
Ordan bakınca içim görünüyor mu bayan ?
Mevlanın sözü sarıyor dört duvar boşluğunda beni.
Rabbim seni bana yazmışsa benden kaçışın yok. . . !
Lakin kader seni benden almışsa ağlamaya lüzum yok. .
Gökhan SARI


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder